Kolombiya Günleri

Kolombiya Günleri Ocak/Şubat 2018

 – Başlangıç –

2018 Yılı Ocak / Şubat aylarında eşim Aslı ve bir grupla birlikte Kolombiya/Ekvator’u ziyaret ettik. Turistik bir geziden farklı bir programa sahipti bu yolculuk. Burada kendimle ve Ultimate Frizbi ile ilgili kısmını anlatacağım..

Kolombiya’da bulunduğumuz iki hafta boyunca bir ailenin çiftliğinde kaldık. Geziler ve farklı kültürlerin geleneklerine dahil olmakla birlikte “Nefes” seansı deneyimlerimiz oldu. Bu seanslarla birlikte “Ben Kimim?” sorusunu birçok kez sorup farklı farklı cevapları kendimde buldum. Bunlardan biri “Ben Ultimate Frizbi Oyuncusuyum” idi.

Ultimate Frizbi, yaşamımda bir süredir yapmayı en çok sevdiğim sporlardan biri haline gelmişti ancak bu sevgiye ve isteğe rağmen bir şeyler beni dönem dönem geri tutuyordu. Bunlardan biri ve en önemlisi sağlığımla alakalıydı; iki dizimden de ön çapraz bağ kopması/sakatlığı geçirmiştim. Bir seferinde ameliyat ve fizyoterapiler ile normal yaşantıma devam edecek sağlığıma kavuşmuştum ama “oyuna dönmek” konusunda çekincelerim vardı. Bunlar tekrar sakatlanma korkusu ve artık eskisi gibi oynayamamak üzerine idi. Ailemden gelen baskı ve hemen sakatlık sonrasında duyduğum “abi artık sen antrenörlük yaparsın zaten” sözü bilincime etki etmişti bir kere.

Kolombiya’daki çiftlikte geçirdiğimiz sürece bu en sevdiğim sporu yapmak üzerine isteğim tekrar ortaya çıktı. Sağlığımsa problem bunu düzeltmek üzerine niyetimi ortaya çıkardım. Orada geçirdiğimiz günlerde erken yatıp güne erken başlıyorduk. Ve her gün kahvaltıdan önce sabah saat 06:00 sularında yürüyüş ve diz egzersizlerine başlamış bulundum. Bir niyet tohumu atmıştım ve küçük adımlarla da olsa bu yolda tekrar başlamıştım.

Türkiye’ye döndüğümüzde, gündelik yaşantıma geri dönmüştüm. Kurumsal hayatı bırakalı birkaç ay olmuştu, kendime ve sevdiğim şeyleri yapmaya daha çok vaktim vardı. Bu vaktimi Ultimate Frizbi üzerine projeler üretmek, İzmir’de bu konuda bir şeyler yapmak üzere harcadım. İzmir’de yeni kurulan/kurulma aşamasında olan takımlara destek olmak, Belediye’lerle görüşmek, Ege Kupası’nın düzenlenmesi, ORD Oyunun Ruhu Kurulu’na dahil olmak ve son olarak Spirit Akademi Turnuvası’nı organize etmek gibi Ultimate Frizbi’ye dair birçok girişimim oldu. Bunların hepsi beni spora daha yaklaştırdı ancak eksik olan bir şey vardı o da “oyuncu olarak oyuna dahil olmak”. Sağlığım gün geçtikçe daha iyi oluyordu, maçlarda artık daha fazla koşuyordum ve daha fazlasını istedim.

Eskisi gibi oynayamamak üzerine çekincemin de bu konuda kendi kendime engel oluşturduğunu da söyleyebilirim. Yaşım 31’i geçtiğinden 20’li yaşlardaki performansımla ister istemez kıyaslıyordum. Bu noktada Kolombiya’da edindiğim bilgiler de yol gösterdi; her yaş kendi içinde ve geçmiş yaşandığı haliyle güzel. Artık 20’li yaşlarda değilim ama 30’lu yaşlarda da kendimin en iyisini ortaya koymak benim elimde. Üstelik Ultimate Frizbi’de oyunun yaşla alakalı olmadığını göstermiş birçok oyuncuyla da tanışmıştım. Kalbimin sesini dinleyip, sevdiğim bu sporu devam ettirmek, “oyuna dönmek” istemiştim. Bunun için antrenmanlarıma devam edip ilk adımlarımı Odtü/Bilkent ve İTÜ turnuvalarında attım. Koşar adımlarla çizgiye çıkıp tekrar çimlerde olmak güzel hissettirdi. Buna da bir sonraki yazımda devam edeceğim.

Oyunun Ruhu’yla kalın.

Cem Gürses – 08.11.2018

Murat ve Selin’e Teşekkürler..

 

Bir cevap

  1. Hayati dedi ki:

    Seninle tekrar yanyana oynayabilmek bize de iyi hissettirdi Cem, hoş geldin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir