ODTÜ/BİLKENT ve İTÜ Turnuvaları 2018

ODTÜ/BİLKENT ve İTÜ Turnuvaları 2018

– Dönüş –

 

Oyuna dönmek adına başlangıcımı bir önceki yazıda(http://spiritakademi.com/kolombiya-gunleri/) bahsetmiştim. Bu yazıda oyuna dönüş hazırlığımdan ve sahadaki deneyimlerimden bahsedeceğim.

Sahalara ciddi anlamda dönmeden önce bir süredir devam ettirdiğim oyun temposunun üstüne bir şeyler koymam gerektiğini biliyordum. Yaz dönemini yoğun ancak spor anlamında ister istemez boş geçirmiştim. Eylül ayı Spirit Akademi organizasyonu yoğunluğuyla geçti ancak turnuva ardından düz koşulara ve Ekim ayında da yaptığım kişisel antrenmanların kaydını tutmaya başlamıştım. Kişisel antrenmanların kaydını tutmaya ve sürdürmeye dair güzel bir örneğe buradan ulaşabilirsiniz.

(bu arada TR Ultimate’ına dair geniş bir arşiv niteliğinde olan Laff Ultimate‘ın geri dönmesini kutluyorum!)

Ekim ayı boyunca kişisel antrenman takibim (daha iyi olabilirdi evet, devamını getirmek önemli artık)

 

ODTÜ/BİLKENT Turnuvası 2018

ODTÜ/BİLKENT turnuvasında emektar takımım Türk Kası katılamadığı için başka bir takıma dahil olmayı planladım. Fethiye Flamingos ile bir süredir oynamışlığımız ve dostluğumuz devam ediyordu. Sağolsunlar turnuva için onlara katılmamda sakınca görmediler. Bir önceki sene de onlarla oynamıştım ama koşmadan handler olarak hücum sayılarında dahil olmuştum. Bu sene daha farklı olacaktı, katılma konuşması sırasında sırf bulunmak için orada olmayacağımı, hazırlandığımı söylemiştim bir kere.

Turnuva için günler öncesinden heyecan sarmıştı, tekrardan oyuna dönmeyle, nasıl olacağıyla ilgili tedirginliğim vardı. İlk gün ilk maç geldiğinde bu devam ediyordu ancak yavaş yavaş üzerimden bu heyecanı atıp oyuna dahil oldum, kalabalık olduğumuzdan ve başlarda zorlamamak adına yine hücum sayılarında dahil oluyordum ama savunmama güvendikçe ve takım arkadaşlarımdan savunmamın iyi olduğuna dair yorumlar duydukça, oyuna daha fazla dahil oldum.

Fethiye Flamingos da ilk başladığı döneme göre kendini oldukça geliştirmişti, tabi ki kısıtlı oyun imkanından dolayı(Muğla/Fethiye’deki tek takım) bazı eksikleri vardı veya belli yönlerde kendilerini geliştirme fırsatı yakalamışlardı ama benim için her şey harikaydı. Güzel bir geri dönüş turnuvası yaşadım, birlikte güzel vakitler geçirdik, oyundan epey uzak kalmamdan dolayı teknik ve fiziksel eksiklerimi görme şansım oldu. Turnuvadaki tek hayal kırıklığım belki parti konusundaydı, artık turnuva partileri eskisi gibi geçmiyor derken İTÜ Turnuvası’nda beni haksız çıkaracaklardı.

Tersine Dünya! Boğaziçi Takımı’yla Turnuva Partisindeyiz !!!

 

İTÜ TURNUVASI 2018

Bir önceki turnuvaya alınmayıp iki hafta sonraki İTÜ Turnuvası’na Türk Kası olarak kabul edilince whatsapp grubumuzda şenlik havası hakimdi. Hemen antrenman doodle’ı açıldı, ama duyduğum kadarıyla açıldığıyla kaldı. Ama dağ gibi taş gibi Türk Kası yılmadı; ter, gözyaşı, çoluk çocuk ve sakatlıklarla turnuvaya hazırlanmaya koyuldular.

 

Turnuva günü geldiğinde benzer bir heyecan vardı. Cumartesi sabahı şaşırtıcı şekilde maçtan 1 saat önce sahada hazır olan Türk Kası’na, turnuva boyunca diğer takımlardan destek amaçlı katılmış oyuncular da vardı. Gün sona ermeden herkes takıma ayak uydurmuştu. Çekişmeli geçen maçlar ve universe’le kaybedilen maçlara rağmen takımın neşesi güzeldi. Kendi adıma İTÜ stadyumuna tekrar ayak basmak, kapalı tribünün artık açık olduğunu farketmek, bir maç sonu circle’ında yanına oturduğum eski İTÜ’lünün “burası senin evin, rahatına bak” demesi, tekrar Türk Kası cheer’ını yapmak ve eski/yeni dostlarımla oynamak farklı bir duyguydu.

 

 

Cumartesi gecesi turnuva partisine İstanbul’daki arkadaşlarımla da hasret giderdiğimden biraz geç katılmıştık. Buna rağmen turnuva kadar kalabalık olmasa da mekanı dolduracak yeterli bir kalabalık vardı ve öyle ya da böyle herkes eğleniyordu(müzik problem değildi). Biraz herkesi eskisi kadar tanımadığımızdan biraz da artık olgunluktan çılgın partileme/dans grubuna dahil olmadık belki ama yine de eğlendik ve geç saatlere kadar partide kaldık.

 

 

Pazar günü uyuyakalıp tam maç saatinde yetişebilmiştim. Pazar turnuva klasiğini de böylece yerine getirip uyku mahmuru bir ilk maç çıkardık. Kalan maçları az farklı skorlarla tamamlayıp turnuvayı Türk Kası olarak 8. tamamladık(artık 12 takım arasında). Daha iyi bir sonuç elde edebilir miydik; her hafta antrenman yapsaydık, bir arada oynuyor olsaydık, Ultimate Frizbi’yi hayatımızda her birimiz daha ön planda tutsaydık tabi ki bu gerçekleşebilirdi. Gün sonunda tribünden final maçını beraber izleyip yorumlamak, hafta sonunun yorgunluğu, tekrar sahada dostlarla beraber olmak güzel geldi.

 

Sahalara dönmek güzel geldi; bakalım bunu sürdürmek adına teknik ve fiziksel olarak kendimi geliştirme fırsatını bir sonraki turnuva/maçlara kadar kullanabilecek miyim. İzmir’de Ultimate Frizbi hala gelişme aşamasında, Foça’da neler yapabilirim önüme bakacağım. Oyunun Ruhu ve Ultimate Frizbi hakkında hissettiklerimi yazıp burdan paylaşmaya devam edeceğim.

Sizler de takipte ve Oyunun Ruhu’yla kalın..

Cem Gürses – 13.11.2018

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir