Comeback: Ceren

Comeback: Ceren

Son iki röportajımızda sıradaki röportaj için Avrupa’dan bir isim, Geron’un adı öne çıkmış olsa da burada bir araya giriyorum. Erkek olarak tanımlı* oyuncuların zaten sayıca egemen olduğu sporumuzda(Dünya’da üçte iki oranında, TR’de kaç kimbilir), kadın olarak tanımlı* bir oyuncunun sesini duyalım, bu dönemde neler yapıyor, bize neler aktarmak ister, öğrenelim istedim. Steamhuck’ın tecrübeli oyuncusu Ceren’i dinleyelim:

* Takımın bu dönemde ne yapıyor? 

Takım olarak en son geçtiğimiz sene yaklaşık bu zamanlar son kez topluca bir araya gelip bol bol dezenfektan ve kolonya kullandığımız bir antrenman yapabilmiştik. Sonrasında şirketler home office’e geçti, yasaklar başladı derken sahalardan uzak kaldık. Pandemi başından beri düzenli olarak zoom’da buluşarak arayı kapatıyoruz. Yaz dönemi açık havada bir araya geldiysek de sayıların artmasıyla tekrar zoom’a döndük. Bu zoom görüşmeleri sayesinde herkes birbirinin farklı yönlerini görme, birbirini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Antrenman anlamında soracak olursanız da birbirimiz gaza getirdiğimiz dönem oldu ama şu aralar çok gündemde değil 

 

* Bireysel olarak bu dönemde ne yapıyorsun? (antrenman olarak)

Antrenman anlamında hiçbir şey yapamıyorum ne yazık ki, hatta bunu yüzüme vurmasın diye evde akıllı saat kullanmayı bıraktım 😀 Pandemi gelmeden hemen önce başladığım bir yüksek lisansım var. Gündüz iş, akşam ve hafta sonu dersler, ödevler derken aslında oturduğum yerden koşturduğum bir dönem oldu pandemi benim için. Bunu bir bahane gibi söylemiyorum ama normalin çok dışında bir dönemden geçerken aynı duvarlar arasında farklı şeyler için motivasyon bulmanın zorluğunu görmüş oldum. Ben kendi adıma o motivasyonu ancak master için yaratabildim. Bu dönemde spor için o motivasyonu spor için yakalayabilmiş herkesi de takdir ediyorum. Dersler biterse ben de başlayacağım inşallah 😀

 

* En son ne zaman disk attın, nerede?

Steamhuck’ta evleri birbirine yakın olanlarla birlikte ufak gruplarla buluşuyorduk. Biz de evi itüye yakın olanlarla med’de disk atmıştık. Hafta sonu yasakları gelmeden hemen öncesiydi, 29 Kasım’a denk geliyormuş.

 

* En son ne zaman ultimate maçı yaptın, nerede?

Burn’lü arkadaşlarımız sağolsun yazın havalar ve sayılar güzelken halı sahada haftada 1 maç yapıyorduk. O zamanlar bütün hafta bir sonraki maçı bekleyerek geçiyordu. Son maçımı da halı sahalara ikinci yasak gelmeden hemen önce orada yapmıştım.

* Pandemi sonrası önümüzde yapılacak olan ilk turnuva tahminin ne? Turnuvayı ve turnuva partisini kim kazanır?

Benim tahminim okulların 2021 güz dönemiyle birlikte takımların bir araya gelmesi ve devamında yapılacak turnuvalardan yanaydı. Fakat son zamanlarda aşılanma hızı ve mutasyonlara bakılırsa 2022 baharı gerçek bir turnuva için daha makul duruyor. Herkes çok uzun zamandır evde olduğu için ilk turnuva dışında ilk antrenmanlar çok zorlu geçecektir. Kendim dahil camianın çoğunda sakatlık olmasından korkuyorum. Sanırım havaların biraz ısınmasıyla en azından “summer body” için biraz fitleşme diye başlayan küçük egzersizler ultimate antrenman temposuna yakın zamanda yükselir.

Tahminlere gelecek olursam da çoğu takımın kondisyon kaybettiğini düşünürsek ilk sıralara tecrübeli takımlar gelecektir. Turnuva birincisi olarak da gönlüm Steamhuck’tan yana tabii  Turnuva kazananı için de tahminim Odtüpus gençlerinden yana, beni utandırmayacak performans sergileyeceklerine şüphem yok 😀

 

* Ultimate’ın geleceğine dair düşüncen ne? (Bireysel kendi hayatında ve/veya Türkiye/Dünya çapında)

Ben ultimeta camiadaki çoğu kişiden farklı bir giriş yaptım. Üniversite boyunca orienteering sporuyla profesyonel anlamda ilgilendim. Sonrasında yenilik arayışına girip frizbiye başladım. Bir süre iki sporu bir arada götürmeye çalıştığım için Odtüpus antrenmanlarına misafir olarak katılıyordum. Anka’da ise çok deneyimli kişiler olduğu için daha çok görerek öğrendim bu sporu. Çoğu kişiden farklı olarak tanışma rookie yılım çok farklı geçti diyebilirim  Bu seneyle birlikte ultimate’da 7. yılımı geride bırakıyorum. Bu süre hayatım boyunca kesintisiz yaptığım bir şey için çok uzun bir süre. Ona en yakını 5 senelik Odtü lisansım 😀 güzel bir seri yakaladığım için de devam etmeyi istiyorum. Pandemi dönüşü büyük ihtimalle master kategorisinde de oynayabilecek olmama beni biraz üzüyor. Ne ara bu kadar zaman geçti anlaması güç cidden. Önüme sakatlık gibi bir engel çıkmazsa da devam etmeyi düşünüyorum. Bu konudaki idolüm Melanie 

Türkiye için konuşacak olursa pandemi kadar olmasa da sporun farklı şehirlere ve daha genç yaş gruplarına yayılmış olması beni çok mutlu ediyor. Ultimate multi-disipliner bir spor. Yeni başlayan arkadaşlarda gözlemlediğim genelde ya çok iyi koşucu oldukları için ya da sadece atışlarına güvendikleri kendilerini iyi oyuncu sanabiliyorlar. Fakat bu tip durumlarda genelde daha akıllı oynayan tecrübeli oyuncularla kapışamıyorlar. Onlara tavsiyem ultimate için sadece iyi koşucu veya iyi atıcı olmanın yetersiz olduğunu hatırlamaları. Bence ultimate bu iki yeteneğe de sahip olup bunu akıllıca kullanınca başarılı olabileceğin bir spor. Bu yönde kendine yatırım yapan oyuncular geldikçe Türkiye’de de seviye çok hızlı yükselecektir.

Dünya çapındaki ultimate için çok bir yorumum yok açıkçası. Oraya gelmeden önce Türkiye’deki seviyenin ve bilinirliğin artması bence daha önemli. Genel dileğim de futbol gibi holiganlık ve spor dışı bir sürü maddi konuların girdiği bir furyadansa benzer ilgiliyi ultimate gibi adil ve sportmence yapılan güzelim sporumuzun Futbol kadar ilgi görmesi olurdu.

 

* Ultimate dışında bu dönem daha çok nelerle ilgileniyorsun?

Master, master, master 😀 2020 Şubat ayında Boğaziçi üniversitesinde mastera başladım. Ne yazık ki kampüsü tanıyana kadar uzaktan eğitime geçildi. Öğretim üyeleri ve öğrenciler uyum sağlayana kadar zaten baya bir zaman geçti. Ben de pandemide dersler ve projelerle meşguldüm. Sabah iş yaptığın bilgisayar ve odada akşam ders dinlemek gerçekten zorlayıcı bir konu. Sınıf ve ofisin aslında ne kadar odaklayıcı bir etken olduğunu fark ettim. Pandemi olmasaydı büyük ihtimalle master yüzünden birçok şeyden mahrum kalacaktım. Şimdi en azından mahrum kalacağım bir şey yok diye masterı bitirmeye çabalıyorum 😀 Buna ek olarak yaz aylarında okulsuz dönemi değerlendirmek için işimle ilgili önemli bir sertifikayı almak için çalıştım ve artık bir PMP sertifikalı proje yöneticisi oldum. Özetle pandemi vesilesiyle kendime bu yatırımları yapmış oldum 

 

* Senden sonra ultimate camiasından kiminle röportaj yapalım? 🙂

Pası İpek Balcı’ya gönderiyorum. İpek’le benim ilk kilyos turnuvamda tanışmıştık 2013’de. Ondan beridir de çok iyi anlaştığım bir sporcu. Frizbi dışında da iyi bir boardgame oyuncusu, az tokatlamadı bizi 😀 Türkiye’deki az sayıdaki kadın handler’lardan olduğu için güzel yorumlar yapacağına inanıyorum.

İlgisi ve cevapları için Ceren'e teşekkürler! Bir sonraki röportajımızda önce Avrupa'ya geçiyoruz.

(*Editör Notu: Erkek/kadın “tanımlı” oyuncu tabiri en son EUF/WFDF çalışmalarından alıntı, alışılmamış olsa da bir an bu şekliyle çıktı yazarken, önerilere açığım)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir